anasayfa




Gözlerimden

Kendimi bildim bileli hep yemek tarifleri biriktirdim. İnanılmaz bir merakım vardı. Ama asla mutfağa girmezdim.
Hatta annem bu konuda beni hep azarlardı. “Evlenince ne yapacaksın. Artık öğrensen diyorum”
Buna rağmen iş başa düştüğünde asla zorluk çekmedim. Hiç yemek dökmedim. Anladım ki bu benim içimde olan bir şeydi. Tecrübe etmeye gerek yoktu.Kendiliğinden oldu işte…
Yemek yapmak, güzel sofralar kurmak bence bir AŞK ve bu sofra,  paylaşınca güzel. Tıpkı aşkta da olduğu gibi. Hiç bir zaman hızlıca yenilmiş  yemeği, aceleyle kurulmuş sofraları sevmedim. Özenle sevgiyle kurulan, keyfine ve lezzetine varılarak yenilen, sohbetle bütünleşen masalarda keyif aldım. Tıpkı Aşk ta olduğu gibi.

Şimdi paylaşma zamanı…




Püf Noktası !

• Tarhana hamuruna ayva kabukları da konulursa hoş kokulu ve mayhoş olur. • Süzdüğünüz makarnanın suyunu atmayıp çorba, sos ve hatta yemek yaparken kullanın. Böylece suya geçmiş olan vitamin ve nişastayı değerlendirmiş olursunuz. • Çorbalarınızı süslemek için ekmek dilimlerini kesicilerle değişik şekillerde çıkarıp tereyağında kızartarak kruton hazırlayabilirsiniz. Veya ekmeğe peynirli tereyağı sürüp kesicilerle şekilli parçalar çıkarıp önceden 200°C ısıtılmış fırında kızartabilirsiniz. • Kavrulmuş una, süt, et suyu vb. ekleyeceğiniz zaman; unun topaklaşmaması için ekleyeceğiniz sıvının ılık olmasına özen gösterin. • Kaşar peynirinin buzdolabında kurumamasını istiyorsanız, saklama kabının içine bir adet kesmeşeker koyun. • Mutfaklarımızın “olmazsa olmaz” sebzeleri arasındaki soğanın birçok hastalığın tedavisinde yardımcı olduğu belirtiliyor. • Et suyu yaparken kemikleri ağır ateşte kaynatın. Aksi takdirde et suyu bulanır ve kullanıldığı çorbalarda bulanık bir görüntü oluşur. • Soğanın pek çok yemekte kullanılmasının nedeni sadece lezzet vermesi değildir. Soğanın gözlerimizi yaşartacak kadar kuvvetli olan eterik yağları, aynı şekilde dilimizdeki lezzet alan bölgeleri de uyarır ve yemeğin tadını daha iyi algılamamızı sağlar. • Kış aylarında sofranızda havuç salatasına sık sık yer verin. Havuçtaki bol A vitamininden yararlanabilmek için, mutlaka az da olsa bir miktar yağ ile birlikte tüketilmesi gerekir. Çünkü A vitamini sadece yağda çözülür. • Çorbalarınızı koyulaştırmak için nişasta yerine unu tercih edin. Un uzun süre kaynatılmaya dayanıklıdır. Nişasta ile hafif saydam ve daha kremli bir doku elde edebilirsiniz, ama uzun süre kaynatırsanız kesilir. Yağ ile kavrulamaya uygun değildir. • Susamdaki kalsiyum inek sütünden 10 misli fazladır. Susam veya tahini salatalarınıza katabilirsiniz. • Pişmemiş kuru bakliyatları, bu tür hamurlara ağırlık yapması için kullanıp, saklayabilirsiniz. Bu şekilde onları defalarca kullanabilirsiniz. • Yumurta sarısını beyazından kolayca ayırmak isterseniz, buzdolabından yeni çıkmış yumurtaları kullanın. Çünkü yumurta sarısını çevreleyen zar soğukta çok daha zor patlar. • Beşamel soslarda ve sebzeli tartlarda muskat rendesi kullanırsanız hem güzel bir lezzet elde edersiniz hem de yemeğin sindirimini kolaylaştırırsınız. • Lahana ve ıspanak şeker hastaları için yararlıdır. Ispanakta bulunan ‘K’ vitamini kanın pıhtılaşmasına yarar. • Kereviz, vitamin ve mineral madde yönünden çok zengin bir sebzedir. Kereviz için ‘bir eczaneye bedel’ denir. • Elma, enginar, kereviz, armut gibi besinlerin kararmaması için limon sürün. • Dereotu, nane, fesleğen gibi kokulu otların tazelerini yemeğe en son ve pişirme süresi biterken ekleyin. Böylece aromaları uçmamış olur. PÜF NOKTALARI YEMEK TARİFİ SAYFALARINDA…!

Kimim Ben ?

Benim gözlerimden, elimden geldiğince, dilimin döndüğünce…

“ Çocukluğumdan beri diğer insanlar gibi olamadım, diğerlerinin gördükleri gibi değildi gördüklerim…”  Edgar Allan Poe…

Ben, her yeni günü yeni bir başlangıç, yeni bir hikaye olarak kabul ettim ve hikayeyi sevgiyle okudum. Yani yaşadım heyecanla, günü bitirirken de hep mutlu sonla ve kocaman bir gülümsemeyle bitirmeye gayret ettim. Yeni gelecek güne gülerek başlamak için!

Dostlar biriktirdim, yaşanmışlıklar, kimi zaman mutluluk kimi zaman hüzün! Ama hayata hiç küsmedim, kırılmadım. Aksine bana getirdiklerine teşekkür ettim. Bunlar acı tecrübeler olsa bile, onları sevdim ve kabul ettim.

Tıpkı Dale Turner Mused’in sözlerinde ki gibi;

“En iyi dersleri geçmişteki hatalarımızdan alırız. Geçmişteki hatalar, geleceğin bilgeliğidir”.[...]


Social Widgets powered by AB-WebLog.com.